29 Mart 2026
Tuva (TIVA) TÜRK Cumhuriyeti (IV)
1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra çözülüm dalgaları Tuva'da da etkisini gösterse de tam bağımsızlığa ulaşılamamıştır. Fakat özerk Cumhuriyet haline gelebilmiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılınca Rusya Federasyonu içinde kalmıştır. Rusya Federasyonu içinde yer alan 21 özerk cumhuriyetten biri de Tuva Cumhuriyeti'dir. Fakat 13 Mayıs 2000 yılında Rusya'nın eritme politikası gereğince Sibirya Federal Okruğu'na dâhil edildi. Nüfusları az olmasına rağmen Türk benliklerini iyi korumaktadırlar. Tuvalar Rusya'daki diğer Türk boylarına göre anadilin korunmuşluğu açısından en üst sıradadır.
28 Ağustosta 1991 yılında Sovyetlerin çöküşüyle Tuva, "Tuva Cumhuriyeti" adını alır. Şerig-ool Oorjak halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olur.
18 Ocak 1992 Tuva'nın Milliyetçi Cephesinin yaptığı toplantıda adını "Bot-doğunnaan Tıva'nın Ulusçu Namı=Bağımsız Tuva'nın Milliyetçi Partisi" olarak değiştirdi ve Kalin-ool Küjüget başkanlığa getirildi. Bu parti etrafında toplanan Tuva milliyetçilerinden Sergey Bayır, İgor İrgit, Vaçeslav Salçak, Mergen Ayan-Ool, Andrey Şumov, Çısınmaa Bayındı, Segey Tumat Tuva'nın bağımsızlığı için çaba sarf eden aydınlar olarak ilk akla gelenlerdir.
15 Mart 1992 de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini, oyların % 83‟ünü alan Şerigool Dizijikoviç Oorjak kazandı. Ş.Oorjak, cumhurbaşkanı seçildikten sonra, göreve başlama töreni sırasında, milletvekilleri ve davetliler huzurunda gerek Tuva‟nın, gerekse de Rusya‟nın geleceği hakkındaki düşüncelerini açıkladı.
17 Eylül 1992’de Tuva’nın şimdiki resmî bayrağı resmen kabul edilmiştir.
20 Eylül 1992 tarihinde 14. Dalaylama Tuva Cumhuriyeti'ni ziyaret etmiş ve bayrağını kutsamıştır. Sovyetler'in çöküşüyle ortaya çıkan hürriyet ortamında Budist tapınakları yeniden inşa edilmeye başlanmıştır. Şamanlar bir dernek çatısı altında toplanmış, açtıkları bir merkezde halkı tedavi etme işlerine yeniden başlamışlardır.
1993 yılında kabul edilen yeni anayasa, Rusya Federasyonu'ndan ayrılarak bağımsız bir cumhuriyet olma hakkını Tuva halkına verdi. Tuva'da %70 nüfus çoğunluğuna sahip Tuva halkının bağımsızlık yolunda ilerlemesi daha çok ekonomik olarak kendine yeterli hale gelmesine bağlı görünmektedir. Günümüzde kendi anayasası, bayrağı, cumhurbaşkanı, parlamentosu, hükümeti, milli marşı bulunan Tuva Cumhuriyeti'nin tam bağımsızlığının önünde bir tek engel vardır: Ekonomik olarak kendi kendine yeterli olmamak. Belki de tarihinin en zor dönemecinden geçmekte olan Tuvalı kardeşlerimize Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Rusya'yı gözardı ederek yardım elini uzatması oldukça zor görünmektedir.
1993 1992 yılında kurulan ETHP ise, sadece 1993 yılının yaz aylarına doğru güçlenmiştir. O dönemde “Hostug Tıva”dan ayrılan bazı insanlar ve yönetimde yer alan ikinci-üçüncü plandaki kişiler partiye katılmışlardır. Bu parti ılımlı resmi milliyetçiliği temsil etmiştir. Hostug Tıva hareketi Tuva’nın bağımsızlığını amaç olarak belirlerken, ETHP, Tuva’nın Rusya Federasyonu’nun bir üyesi olarak egemenliğe sahip olmasını amaç olarak edinmiştir.
21 Ekim 1993 tarihinde 116 maddelik yeni Tuva Anayasası kabul edildi. Bu anayasa daha sonraki yıllarda Rusya ve Tuva Cumhuriyeti arasında gerginliğe yol açacak maddeler içeriyordu.
Anayasanın 1. maddesi: “Tuva cumhuriyeti, Rusya Federasyonu bünyesinde bulunan demokratik devlettir. Federasyon antlaşmasını temel alarak, Tuva Cumhuriyetinin bütün halkının referandumu esas alınarak kendini yönetebilir ve Rusya Federasyonu bünyesinden çıkabilir... Devletin var olma temeli, kendi sınırlarına, tabiat zenginliklerine, devlet yapısına, iç ve dış politikasını belirleme yetkisidir. Tuva Cumhuriyetinin yetkileri ve vazifeleri, kendi rızası olmadan değiştirilemez. Cumhuriyet anayasasında kanunlaşmış yetkiler ve vazifeler Tuva Cumhuriyetinde seçilmiş yetkili kişilerin üçte ikisinin çoğunluğuyla yapılır.
2.Maddesi: Rusya Federasyonundaki farklı durumlarda, politik veya devlet krizi zamanında, Tuva Cumhuriyeti sınırlarında, Cumhuriyetin anayasası ve kanunları güçlüdür.”
33.Maddesi: Tuva Cumhuriyetinin dili Tuva dilidir. Tuva Cumhuriyetinde Rusça bütün Federasyonun dili olarak kabul edilir. Resmî yerlerde Rusça, Tuva diliyle denktir.”
Anayasanın 1. maddesi, Rusya Federasyonuna bağlı olmayı kabul etmekle birlikte, Tuva Cumhuriyetine, halkın referandumuyla, bağımsızlığını ilân etme yetkisi veriyordu. Tuvalılar kendi ülkelerinde yaklaşık %70‟e varan nüfuslarıyla diğer cumhuriyetlerden farklılık gösteriyordu. Bu durum Rusya Federasyonunca kabul edilemezdi. Ülkedeki askerî güçlerin kimin emri altında bulunduğu gibi bazı problemler de anayasada yeterince belirgin değildi.
21 Ekim 1993 yılında Tuva Cumhuriyeti’nin Anayasası Tuva Yüksek Huralı tarafından kabul edilmiştir. 12 Aralık 1993’te federal Anayasa ve Tuva Anayasası için yapılan halk oylamasında ise, Tuva Cumhuriyeti Anayasası oyların %53,9’unu alarak halk tarafından onaylanmıştır. Buna karşın federal anayasa oyların sadece %29,8’ini almıştır. Böylece Tuva halkı aslında Tuva Anayasasının federal anayasadan daha üstün olduğu görüşünü belirtmiştir.
22 Ekim 1993’te yeni bir anayasa yürürlüğe girmiş ve ülkenin resmî adı Tuva’dan Tıva’ya dönüştürülmüştür.
1993 yılına kadar Hostug Tıva hareketi oldukça aktifti ve birçok miting ve protesto gösterisini düzenlemiştir. Tuva’nın tam bağımsızlığını savunan bu hareket, bu amaçla izinsiz gösteriler düzenlemiş ve bu konunun genişçe tartışılmasına yol açmıştır. Ancak her ne kadar Tuva halkı bulunduğu durumdan memnun olmasa da, Tuva’nın Rusya’dan ayrılmasının mümkün olmadığı yönünde toplumda genel bir görüş mevcuttu. Tuva’nın bağımsız olmasını engelleyen ekonomik olarak Rusya’ya tamamen bağımlı olması, gelişmemiş ekonomik yapıya sahip olması ve dışarıda desteğe sahip olmamasıydı. Bu yüzden Hostug Tuva’nın bağımsızlık fikri rağbet görmemiştir. Yine de Hostug Tuva federal anayasanın düşük oy almasında ve Tuva Anayasasının bağımsız bir ruha sahip olmasına katkıda bulunmuştur.
1993 Anayasa halk oylaması öncesinde gerçekleştirdiği mitinglerin başarılı olduğu söylenebilir, çünkü federal Anayasa Tuva Cumhuriyeti’nde toplam oyların ancak %29,8’ini almıştır. ETHP’nin ve Hostug Tuva’nın yürüttükleri propaganda sayesinde federal otoritelere meydan okuyan Tuva Anayasası ise oyların %53,9’unu almıştır. Tuva milliyetçiliğinin teşkilatlanması karşısında, Tuva’da yaşayan Ruslar da örgütlenme ihtiyacını hissetmişlerdir. Halen de Rusların haklarını savunan bir teşkilat, faaliyet göstermekle beraber, bu teşkilat Tuva’nın siyasi hayatında etkili değildir.
1993 yılında Tuva Türkleri son zamanlara kadar, kendi yazılı dil ve edebiyatlarını 20. yüzyıldan başlatıyorlardı. Sovyetler çöktükten sonra, Tuvalı araştırmacılar eski Türk yazılı abidelerine en çok kendilerinin sahip çıkması gerektiği inancına vardırlar. Bu amaçla Köktürk bengü taşlarının okunuşunun yüzüncü yılı münasebetiyle, büyük bir kurultay düzenlediler.
1993 yılında, Orhun abideleri Tuva Türkçesine aktarılarak "Kültegin, Burungu Türk Bijiktin Turaskaaldarı" (Kültigin, Eski Türk Yazılı Abideleri) adıyla Kızıl da basılmıştır.
21 Ekim 1993 yılında Tuva dili uzmanı olan Kaadır-ool Biçeldey, parlamento başkanlığına seçilir. Tuva’da yeni anayasa kabul edilir. Bu yeni anayasanın 1. maddesi: "Tuva Cumhuriyeti Rusya Federasyonu terkibi içinde demokratik bir devlettir. Federasyon antlaşmasını bütün Tuva halkının referandumu gereğince değiştirme, kendini yönetme ve Rusya Federasyonundan ayrılma hakkına sahiptir." demektedir. Bu madde iki binli yıllarda değiştirilmiş ve “Tuva Cumhuriyeti Rusya Federasyonu içinde demokratik hukuk devletidir.” şekline dönüştürülmüştür.
1993 Aralık da yapılan seçimlerde, Tuva Meclisine seçilen 32 parlamenterden, 28 tanesini Tuva kökenli adaylar kazanır.
Ocak 1995’te Tuva parlamentosu, diğer birçok otonom bölgesinin yaptığı gibi, Tuvalı askerlerin Çeçenistan’a gönderilmesini protesto etmiştir. Çeçenistan ile olan problem savaşa dönüşünce, bölgesel politika ve milliyetler politikası, Moskova’nın gündeminin ilk maddesini oluşturmuştur.
1995 yılının sonunda federasyon üyelerinin hukuk mevzuatlarının federal mevzuata uygun hale getirilmesi amacıyla devlet başkanının altında bir komisyon hala kurulmamıştı. Rusya’yı oluşturan 89 üyeden 75 tanesinin hukuk mevzuatının federal mevzuata aykırı olduğu açıklanmıştır. Bu konudaki girişimlerin altyapısının oluşturulması için çalışmalar yürütülüyordu.
1995 yılında Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin devlet başkanlığının nezdinde bir hukuki bölüm oluşturup, bölge yasalarının federal yasalara uygunluğunu sağlayacaktı. Yapılan toplantıda bazı cumhuriyetlerin anayasalarının egemenlik yorumlarının federal yasaları ihlal ettiği dile getirilmiştir. Aynı toplantıda Federal Konsey Başkanı Şumeyko, Tataristan, Saha ve Tuva’nın hukuk mevzuatlarının Rusya Anayasası’na son derece aykırı olduğunu açıklamıştır.
27 Eylül 1996 tarihinde Anayasanın, Rusya Federasyonu anayasasıyla uyumsuzluk gösteren 13 maddesinde bazı değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle arada çıkacak sorunların çözümünde mahkemelere daha çok yetki verilmesi kararlaştırıldı.
27 Eylül 1996’da Tuva Büyük Huralı, Tuva Cumhuriyeti Anayasası’nı Rusya Federasyonu Anayasasına uyumlu hale getirmek için, Tuva Anayasası’nın 20 maddesini değiştirmiştir. Düzeltmelerin sonucunda Yüksek Huralın ve cumhuriyet başkanının askeri alandaki bütün yetkileri tamamen iptal edilmiştir. Fakat Tuva Cumhuriyeti’nin egemen bir devlet olmasını ve Rusya Federasyonu’ndan çıkma hakkının olmasını kanunlaştıran madde daha sonra kaldırılabilmiştir. 1990’larda alınan önlemlere rağmen, Tuva Anayasası federal yasalara aykırı olmaya devam etmiştir.
16 Nisan 1997 Ş.Oorjak, yapılan seçimlerde %70 oy alarak ikinci kez Tuva cumhurbaşkanlığına seçildi. En yakın rakibi Tuva Parlamento Başkanı K.Biçeldey %10 oy aldı. SSCB‟nin çöküşüyle Tuva‟da iki görüşü savunanların öne çıktığını görüyoruz. Bunlardan ilki, daha ılımlı ve Rusya Federasyonu içerisinde daha fazla kültürel hakların elde edilmesini, ticaretin dış ülkelerle serbest bir şekilde yapılmasını sağlayacak kanunların düzenlenmesini isteyenler. İkincisi ise Tuva‟nın bağımsız bir devlet olmasını isteyenler. Birinci grupta yer alanların lideri sayabileceğimiz Ş.Oorjak, Tuva halkının büyük çoğunluğunun desteğiyle (%83, %70 oy oranlarıyla) iki kere cumhurbaşkanı seçilmiştir. İkinci grupta yer alanların liderliğini ise başlangıçta bir Tuva Milliyetçisi olan K.Biçeldey yapmıştır. 90‟lı yılların başında kurulan “Hostug Tıva Frontuzu” (Bağımsız Tuva Cephesi) 27 Nisan 1997 tarihinde yapılan toplantısında, adını korumakla beraber amacını “politik hareket” olarak değiştirmiştir.
27 Nisan 1997 tarihinde yapılan toplantıda; Hostug Tuva‟yı, Milliyetçi cepheden, politik harekete dönüştürdük. Adını değiştirmedik, çünkü Tuva anayasanın yardımıyla, kötü hayat şartlarından, ırk ve inanç ayrımından, savaştan ve düşmanlıktan ayrı durmalıdır. Bundan başka Tuva, halkının gelişmesi, hayat şartlarının eşitlenmesi ve zenginleştirilmesi yolundaki engellerden özgür olmalıdır. Hostug Tıva‟nın anlamı budur... Bizim amacımız Tuva insanın zengin ve mutlu olmasıdır. Ne zaman Tuva insanı zengin ve mutlu olursa ülkemiz de zengin olacaktır...”denilmiştir.
1 Ocak 1998 verilerine göre, Tuva’nın nüfusu 309.700 kişidir. Bunların içinde Tuvalar-206.900 (%66,8); Ruslar -96.000 (%31,9); Hakaslar -2.100 (%0,7); Ukraynalılar -1.900 (%0,6) ve diğer halklar -2.800 (%0,9). Tuvalar daha çok kırsal bölgelerde yoğunlaşmışlardır, bazı uzak bölgelerde Tuvaların nüfusu toplam nüfusun %90’ını oluşturmaktadır. Görüldüğü gibi, Rusya’nın birçok milli cumhuriyet ve bölgelerinden farklı olarak, Tuva Cumhuriyeti’nin nüfusunun çoğunluğu cumhuriyete isim veren halktan oluşmaktadır. Bütün eski Sovyet Cumhuriyetlerinde Tuvaların toplam sayısı 200 binden fazladır. Tuva Cumhuriyeti’nde bütün eski Sovyet Cumhuriyetlerinde yaşayan Tuvaların %96’sı yaşamaktadır. Bunun dışında, Moğolistan’da da yaklaşık 30 bin Tuva mevcuttur. Ayrıca Çin Halk Cumhuriyeti’nde de Tuvalar yaşamaktadır. Bunların sayısı 3000-4000’den fazla değildir.
1998 yılında Tuva’da işsizlik oranı %20 iken, bu rakam Rusya’nın genelinde %13’e eşitti. Tuva’daki zor hayat şartları ülkenin sosyal ve gerçek hastalıklara yenik düşmeye başlamasına yol açmaktadır. Alkolizm, uyuşturucu kullanımı, verem gibi hastalıklar had safhadadır. Kırsal kesimdeki işsizlik Tuva’yı uyuşturucu üreten bir bölge haline getirmiştir. Başka geçimi olmayan insanlar yabani kenevi yetiştirip, uyuşturucu elde edenlere satmaktadır. Tuva, Rusya Federasyonu içinde teorik olarak ayrılabilme şartlarına sahip olan cumhuriyetlerden birisi, hatta belki de tekidir. Bu şartlar yakın tarihte bağımsız olma, yerli halkın cumhuriyette çoğunlukta olması, dış sınırın bulunmasıdır. Ancak Tuva’nın zayıf ekonomisi teorik bağımsızlığı bile baştan reddeden karaktere sahiptir.
1999’da Halk Cephesi’ni kuran Biçeldey, Putin’i destekleyen Yedinstvo partisinin listesinden Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı olan Duma’ya milletvekili olarak seçilmiş ve şu anda Duma Milletler Komitesi’nin başkan yardımcısıdır.
2000 yılında Vladimir Putin’in Rusya devlet başkanı olarak seçilmesinden sonra başlayan federal reform çerçevesinde Tuva Anayasası federal yasalara göre düzenlenmiştir.
13 Mayıs 2000 yılında Rusya'nın eritme politikası gereğince Sibirya Federal Okruğu'na dâhil edilmiştir. Nüfusları az olmasına rağmen Türk benliklerini iyi korumaktadırlar. Tuvalar Rusya'daki diğer Türk boylarına göre ana dilin korunmuşluğu açısından en üst sırada yer almaktadır. Doğusunda ve güneyinde Moğollar, kuzeyinde ve batısında Ruslar ile çevrelenen Tuva halkı'nın güney batısında Altay Türkleri bulunmakta olup bu vasıta ile Kazak Türklerine bağlantıları vardır.
2000’li yıllarda Tuva’da İskitlerden kalma pek çok tarihi eser keşfedilmiştir. Bu günümüzde Tuva Cumhuriyetinin bulunduğu bölgede tarihin en eski devirlerinden beri medeniyetlerin bulunduğunu göstermektedir.
2001 Çin-Rusya Dostluk Antlaşması’na göre Çin, Tuva'yı resmen Rusya'nın bir parçası olarak tanıyor ve herhangi bir toprak iddiasının kalmadığını belirtiyor.
1 Ocak 2012 tarihinden beri Tuva, yeni bir idari yapılanmaya ayrılmıştır. 2 büyük şehir yönetimi, 17 kojuun (ilçe idaresi) ve bunlar da kendi içinde 4 şehir idari yapılanması ve 120 sumon (köy, kırsal yönetim) idari yapılanması olarak bölünmüştür. (Bay-Tayga İli, Barıın-Hemçik İli, Çöön-Hemçik İli, Kaa-Hem İli, Kızıl İli, Möngün(gümüş) Tayga İli, Övür İli, Piy-Hem İli, Süt-Göl İli, Tandı İli, Tere-Göl İli, Tes-Hem İli, Toju İli, Uluğ-Hem İli, Çaa-Göl İli, Çedi-Göl İli, Erzin (Ersin) İli)
2013 yılında, uzun yıllardır Putin’in sağ kolu olan Tuvalı Sergey Şoygu Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı görevine getirildi. Bu hem bir Tuvalının Rusya’nın üst yöneticilerinden biri olması açısından, hem de Rus yöneticilerin bölgeye verdiği önemi göstermesi açısından önemlidir.
2013 Dünyada en meşhur Köme Sanatçısı Tuva Türkü Kongarol Ongan’dır. Ongan Mayıs 2013’te genç yaşta öldü.
2021 yılında Tuva Cumhuriyeti’ne 10.746 kişi göç ederken; 12.104 kişi göç etmiştir ve bu göç eden kişilerin çoğunlukla tercih ettiği yerler Hakasya Cumhuriyeti ve Krasnoyarsk bölgesi olmuştur. Göç süresine katılım gösteren bireylerin ortak özelliklerini incelediğimizde daha iyi bir yaşam sürdürmek, iş imkânları ve işgücü gibi ekonomik unsurlar ön plana çıkmaktadır. 15-29 yaş aralığındaki nüfus miktarı, diğer yaş dağılımlarına göre göç hareketlerine katılım göstermekte ve toplam göç hareketinin %46’sını oluşturmaktadırlar.
2024 yılı nüfus verilerini incelediğimizde Tuva Cumhuriyeti’nin toplam nüfusunda (337.544) kent içerisinde yaşayanların sayısı (%55.75) kişi iken kırsal nüfus sayısı (%44.25)dir.
Tuva, Türklerin ilk yurtlarından birisidir. Tuva Özerk Türk Cumhuriyetinin kuzey kesimlerinde Tomsk, Abakan, Krasnoyarsk şehirleri çevresinde ve bu bölgenin batısındaki Tobol nehrinin kenarında Tümen, Tobolsk, Tara, Barabinsk şehirleri çevresinde pek çok Türk boyları yaşamaktadır.
Biz Türkiye Türkleri, köklerimizin Yenisey kıyılarında yattığını belki bir gün anlayacağız ve o köklerin kurumaması için, onlar kadar olmasa da, çaba göstereceğiz. Tuva kültürü, Tuva tarihi, Tuva toprağı Tuvalıları olduğu kadar, bizim de tarihimizi aydınlatacak, geleceğimize yol gösterecek.
Bugün Tuvalar arasındaki milli uyanış zor sosyo-ekonomik şartlardan dolayı arka plana itildiyse de, bu milli uyanış bir süreçtir ve devam etmektedir. Sovyet zamanında yok edilmeye çalışılan milli kültür canlanmaktadır. Kültürün en önemli bileşenlerinden olan dilin kullanımı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Sonuç Sovyetler Birliği’nin yıkılması bazı Türk Cumhuriyetlerini bağımsızlıklarına götürürken, bazı Türk Cumhuriyetlerinin ise Rusya Federasyonu içerisinde yapılanma sürecine girmelerine neden olmuştur. Kendisini Tannu Tuva Cumhuriyeti’nin devamı olarak gören bugünkü Tuva Cumhuriyeti kendi topraklarında kısmen de olsa söz sahibi olan bir cumhuriyettir. Tuvalar arasında başlayan milli uyanış ve milli kültürlerine dönüş de devam etmektedir.
YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:
Anar SOMUNCUOĞLU-TUVA (TIVA) CUMHURİYETİ
https://www.altayli.net/wp-content/uploads/2017/05/TUVA-TIVA-CUMHUR%C4%B0YET%C4%B0.pdf
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tuva_Cumhuriyetihttps://tr.wikipedia.org/wiki/Tuva_%C3%96zerk_B%C3%B6lgesi
Hayrettin İhsan ERKOÇ-Tuva Güney Sibirya’da Bir Bölgenin ve Orada Yaşana Türk Halkının Adı
https://turkdunyasiansiklopedisi.gov.tr/detay/828/Tuva
Ahmet TAŞAĞIL-Rusya Federasyonu’na Bağlı Özerk Cumhuriyet
https://islamansiklopedisi.org.tr/tuva
https://www.hunturk.net/tuva-cumhuriyeti
Yrd. Doç. Dr. Elnur Hasan MİKAİL-TUVA CUMHURİYETİ
https://www.turansam.org/makale.php?id=10229
Ekrem ARIKOĞLU-TUVA CUMHURİYETİ ve TUVA TÜRKLERİ
https://www.discoveraltai.com/tuvan-people/
Ekrem ARIKOĞLU-20. YÜZYIL TUVA TARİHİ
https://tuva-travel.com/history/
Mehmet Oğuz ŞAVLI-Tuva Cumhuriyeti’nin Nüfus Dinamikleri: Tarihsel ve Sosyo-Demografik Bir İnceleme
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3763655
meProf. Dr. Orhan GEDİKLİ-TUVA ÖZERK TÜRK CUMHURİYETİ
https://orhangedikli.net/wp-content/uploads/2023/08/tuvaozerk.pdf
Cem Cüneyd Canan